

Funding institution
Duration
Unit
Doğal öldürücü hücrelerin (natural killer=NK) etki gösterebilmesi için taşıdıkları reseptöre uygunligandlara bağlanması gereklidir. Bunun sonucunda ortaya çıkan net etki aktivasyon ya da inhibisyonyönünde olabilir. Bu reseptör alt gruplarından birisi de doğal öldürücü hücre immunglobulin-benzerireseptörlerdir (Killer cell immunoglobulin-like receptors, KIR). Uterin NK hücrelerinin trofoblastlar ileilişkisi kurabilmesi için öncelikle HLA-G, HLA-C and HLA-E reseptörlerinin varlığı gereklidir. Özetle, NKhücreleri ve trofoblastlar arasındaki bu karmaşık ilişki gebeliğin devamı açısından önem taşımaktadır.Bizde bu ilişkiyi anlayabilmek için 3 grup oluşturduk. Gebeliği ilk trimesterde kendiliğinden sonlananhastalar düşük grubuna dahil edilmiştir. Daha önceki gebeliklerdeki çeşitli komplikasyonlar sebebiylemevcut gebeliğin takip ve tedavisi hastanemizde gerçekleştirilenler hasta grubu olarak çalışmayadahil edilmiştir. Hastanemizde gebelik takipleri yapılan ve termde sağlıklı bebek doğuran hastalardanise kontrol grubu oluşturulmuştur. Formalin ile fikse edilmiş dokulardan yüksek saflıkta DNAizolasyonu için “DNA izolasyon kiti” kullanılarak ortalama 200 mikrogram DNA izole edilmiştir.Maternal kandan elde edilen DNA, 30 ng/L konsantrasyona ayarlanarak 12’şer testlik CE sertifikalıOlerup SSP KIR Genotyping Kit (katalog no 104.101-12) (Stockholm, İsveç) kullanılarak yapılmıştır. KIRreseptör ligandı genotiplemesi için de benzer şekilde fetal dokulardan (düşük/kordon kanı) eldeedilen DNA, CE sertifikalı KIR HLA Ligand SSP kiti kullanılarak tiplendirilmiştir. KIR’lar ve KIRhaplotiplerinin gruplar arasında görülme sıklıkları benzer olup, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılıksaptanmamıştır. Gruplar arasında toplam aktivatör KIR (aKIR) veya inhibitor KIR (iKIR) sayısı açısındanyine istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Aktivatör yönde etki göstermesi beklenen2DS1-C2 ve 2DS2-C1 birlikteliği açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. İnhibitöretki göstermesi beklenen 2DL3-C1 ve 3DL1-Bw4 birlikteliği, düşük ve hasta grubunda yüksek orandaiken (83,3 ve 93,3) kontrol grubunda 56,7 olarak saptanmıştır. Bizim çalışmamızda elde ettiğimizsonuçlar düşük grubunda kontrollere göre iKIR’da artış, aKIR’da bir miktar azalma eğilimi olduğunugöstermiştir. Sonuç olarak, iKIR mevcut ama ilgili ligandı yokken veya iKIR azalmışsa ancak bunakarşılık aKIR ve ligandları varsa bu hastalarda immun reaktivite aracılıklı düşük oluşabilir.