


Doktor Öğretim Üyesi
İstinye Üniversitesi
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu
Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programı
0 aktif filtre
Nörodejeneratif hastalıklar; merkezi sinir sisteminde yer alan nöronların yapısal veya fonksiyonel olarak işlev kayıpları ve kalıcı hasarları sonucunda ortaya çıkmaktadır. Günümüzde Alzheimer hastalığından sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık Parkinson hastalığıdır. 200 yıl önce tanısı koyulan bu hastalığın halen daha tedavisi bulunmamaktadır. Klinikte uygulanan tedaviler ise; destekleyici tedavinin ötesine geçememiş olup, sadece hastanın günlük yaşam kalitesini arttırma amacı taşımaktadır. Tedavisinin önündeki en büyük etmenler ise, geliştirilen formülasyonların kan beyin bariyerini geçemesi (KBB) ve rejenerasyonun sınırlı olması yatmaktadır. Bu yüzden Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılmak özellikle KBB’ni geçebilen yeni nesil tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine büyük bir ihtiyaç duyulmaktadır. Son yıllarda hücreler arası iletişimde aktif rol oynayan eksozomlar özellikle boyutları göz önünden buldurulduğundan alternatif bir ilaç taşıyıcı sistem olduğu görülmüştür. Daha önce yaptığımı çalışma da ise, Wharton Jelli Kök hücrelerin (WJ-MKH) kökenli eksozomlara eksozomlara dopamin yüklemesi başarıyla yapılmıştır. Elde edilen eksozom temelli taşıyıcı sistemin karakterizasyon işlemleri kapsamında Nanopartikül İzleme Analizi (NTA), Dinamik ışık saçılımı, Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi, İlaç yükleme kapasitesi, in-vitro İlaç Salım Kinetiği ve sitotoksik etkisi araştırılmıştır. Bunlara ek olarak Dopaminerjik nöroblastoma hücre hattı (SH-SY5Y) ile 2 Boyutlu (2B) kültür ortam da 6-Hidroksidopamin (6-OHDA) ile Parkinson modeline indüklenmiştir. Parkinson modelinin in vitro koşullarda oluşturulduktan sonra, dopamin yüklü eksozomlar uygulanarak terapötik etkinlik Canlı& Ölü (Live&Dead) analizi belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ise, dopamin yüklemesinin başarıyla gerçekleştirildiğini göstermiş ve in vitro Parkinson modelinde 6-OHDA’ya karşı hücreleri nöroprotektif etkisi kanıtlanmıştır. Bu proje önerisi kapsamında ise, söz konusu formülasyon ve literatürde yükleme kapasitesinin daha fazla olabileceği görülen sonikasyon yöntemiyle elde edilecek eksozom temelli nanotaşıyıcı sisteminin Parkinson hastalık modelinin oluşturulan Wistar sıçanlar terapötik etkinliği araştırılması amaçlanmaktadır. İn vivo terapötik etkinlikte uygulamalar sonrasında lokomotor aktivite, immünohiskimyasal boyama ve PARK7 geni ve LRRK2 genlerinin ekspresyon seviyelerinde araştırılması hedeflenmiştir. Bu çalışma sonunda ise eksozom temelli tedavi yaklaşımı Parkinson tedavisinde umut verici bir yaklaşım olarak değerlendirileceğini öngörmekteyiz.
Bu proje kapsamında, hem periferik sinir hasarlarında kullanılmak üzere biyomalzemenin geliştirilmesi hem de merkezi sinir sistemi hastalığı olan parkinsonun tedavisinde kullanılmak üzere yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi hedeflenmektedir.